Bir akşam vakti, tan ağarırken, ömrün düştü ömrüme kuzu. Gönendim. Küçüktün, çaresizdin, pembeydin kuzu. Bir akşam saati, bir şubat vakti, havaya, suya toprağa değil, sen cana düşen cemreydin kuzu. Vedalaştım uykuyla, sonra senli düşlere uyandım kuzu. Gözlerim kazara kapanıverse, sesin böldü rüyamı, aralayınca gözlerimi, yüzün düştü yüzüme kuzu. Telaşlara karıştı senli hayaller, endişelere bıraktı yerini düşünceler. Endişeler sen göğsümde uyuyunca huzura değdi kuzu. Yemen, içmen,yürümen, küçük ellerinde yüzümün coğrafyasını keşfetmen, sesini ve kendini keşfe çıkman hayatımın, zor, yorucu bir o kadarda keyifli zamanlarıydı kuzu. Altını değiştirmenin, uykusuz gecelerin, sırt ağrılarının, endişelerin, hastalanma korkularını tek kelimelik bir ödülle sildin kuzu. Bir akşam vaktiydi , bir anne düştü dilinden kuzu. Bir ömrü bağışladın bana. Sarı saçlarında gezinir elim. Kederlenirim, hayretle bakakalırım başkaları için üzüldüğünde, sol yanında atan kocaman yüreğine. Başka insanlar ağlarken, duygulanıyorsun, yeşil gözlerinde yaşlar geziniyor, işte o zaman kuzu, hayatın seni hırpalamasından korkuyorum. Başkalarının kederlerini içinde biriktirmenden endişe ediyorum. Sonra diyorum ki duyarlı ol, hep böyle duyarlı ol kuzum, sol yanını, başkalarının yangınına yer verirsen ancak, bir yüreğe dönüştürebilirsin. Ve ancak bu yangının seni yakmamasını öğrendiğinde büyüyebilirsin. Bunuda yalnızca sen deneyimleyerek öğrenirsin. Yani annenin sana diyeceği kuzu, duyarlı ol, sokak köpeğine, çiçeğe, böceğe, doğaya, yaratılan her şeye, en önemlisi kendine sınırsız bir saygı ve sevgi duy kuzu. Kendini yalnız hissettiğinde olacak, mutlu hissettiğinde. Sınırsız bir coşkuyla eğlendiğinde, kederlere ağladığında. Bunu değil söylemeye dilim, elim varmıyor yazmaya. Üzüntüleri hemen kovalayım istiyorum anne ellerimle. Kederler, üzüntüler, sahte sözcükler, iki yüzlülükleri, elimin tek hareketiyle kovayım istiyorum hayatından. Söylemeyim dile getirmeyim istiyorum, yeryüzünden acıları kaldırmaya yetse gücüm, tek hamlede kaldırırım senin önünden engelleri. Ama ne mümkün, tahtını yapmak bana düşen. Bahtın için tüm kalbimle yakarırım Allah’a kuzu. Ama sen, kendine inanmaktan vazgeçme kuzu. Sen kendine inan ki başkaları da inansın sana. Kızma senin gibi olmayana, bil ki her tür insan bir renk dünyada. Ama dilerim ki senin bahtına, senin gibi renkler düşsün hayatta, tenin dostluğun teniyle örtüşsün. Herkesi sev demem kuzu, seveceğin insanları iyi seç ve sevgilerinin arkasında dur sonsuza dek. Mucizelere inan kuzu, heyecanla gökkuşağına bakmamızı hatırla, sen gökyüzünün kuşağına heyecanla bakarken, ben kucağımdaki ebem kuşağına bakıyorum hayranlıkla. Mucizelerin olduğunu ben, bir Şubat akşamı, bir akşam vakti anladım, güneşin doğacağını öğrendim kuzu. Aynı değilim artık bilki, senden öncesiyle kuzu, kutsandım, sabır kuşandım, sevgi donandım. Kokladım, anladım, evlat kokusu sardı dünyamı kuzu. Hep mutlu olursan, özgür olursan, huzur bulursan, bir şey istemem, bana senin için verilen sütüm, sonsuza dek sana helaldir kuzu. Bir akşam saati, bir şubat vakti, havaya, suya, toprağa değil, sen cana düşen cemresin kuzu.
|