Bekir Sıtkı Özer

Bekir Sıtkı Özer’i  yıllardır tanırım.  Yılların CHP’lisidir. Davudi sesi ve konuşma kabiliyeti nedeniyle, eskiden beri CHP genel başkanlarının mitinglerinde, il kongrelerinde kalabalığı coşturacak konuşmalar yaptırılır.

Milletvekili veya belediye başkanı olamamıştır ama CHP sayesinde iyi-kötü bir yerlere gelerek o da nasiplenmiştir. Bir dönem Çukobirlik’te  görev verilmiştir. Seçimde Anakent adayı Ümit Özgümüş ile birlikte hareket etmiştir. Olaylı seçim sonunda, Özgümüş ve bazı CHP’lilerin “Seçimler boykot edilmeli”, “Meclis üyeleri görev almasın”, “Meclis düşsün” önerisine  ve bu yöndeki çağrılara kulak asmayıp diğer meclis üyeleriyle birlikte koltuğuna oturmuştur. Başlarda Aytaç Durak’a karşı çıkışlarıyla dikkat çekmiş, tabanından “Helal Olsun” övgüleri almıştır. Durak’ın görevden alınmasıyla  önü açılmış, MHP ve AKP’li meclis üyeleriyle güzel dostluk ve işbirlikleri geliştirmiş, Altınkoza ‘nın yönetim kurulu başkanı olmuştur. Kendisine yakın olanları Altınkoza’nın satınalma ve diğer bölümlerine aldırmış, kızını da belediyede işe aldırmıştır.   O zamana kadar yerel basınla arasını gayet iyi tutmuştur. Ancak, Adana Otogarında bazı yazıhanelerin imar rantını arttıracak düzenlemelere imza attığı iddiaları, arkasından Altınkoza’daki uygulamaları  köşe yazarlarına konu olmuştur. Bunları yazan ve  bir zamanlar Ümit Özgümüş’ün basın bürosunda birlikte mesai verip, arkadaşlık ettiği, saygın gazeteci  arkadaşlarımızdan Özcan Aladağ’ı  dövdürdüğü iddiası, kendisi hakkında olumlu düşünceleri tersine çevirmiştir. Arkasından Ekspres Gazetesi’nin, Özcan Aladağ’ı döven kişilere dolaylı olarak Altınkoza’nın kasasından para ödediği iddiaları gibi çok büyük bir suçlama ile karşı karşıya kalmıştır.

Şimdi, gazeteci dövdürmekle, dövenlere  belediye kasasından para vermekle, bir yerel gazeteye ballı ödemeler yapmakla,  AKP’li bazı meclis üyeleriyle sıkı-fıkı olmakla itham edilmektedir.

Bir zamanların “Aslan yürekli sosyal demokratı”, şimdi “her türlü rant çarkının içinde yerini almış, yıllardır savunduğu etik ve sosyal demokrat değerleri bir kenara bırakmış, küpünü doldurmaya bakan, bu uğurda ne gerekirse yapacağı artık belli olan bir karaktere bürünmekle” suçlanmaktadır.

Yazık… Böyle olmamalıydı…

Bakalım, Bekir Sıtkı Özer bundan sonra ne yapacak? Bu işlerden nasıl sıyrılacak?