MECLİS HABER DERGİSİ

ÖZEL HABER

http://www.meclishaberdergisi.com/resimler1/polatcicekrop.jpg

ÖZEL BİNGÖL HASTANESİ

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

FARUK EKİN TEKSTİL A.Ş.

SON DAKİKA

SAYGI ÖZTÜRK

Saygı Öztürk’ün yeni kitabı: BELGELERLE ERGENEKON

Gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Türk basınında “Ergenekon”un hep “ilk”lerini yazdı. Evinde, Ergenekon belgeleri bulunan ve halen Kanada’da yaşayan Tuncay Güney’in “hamam” olduğunu ortaya çıkardı. Olayın taraflarıyla defalarca görüştü, geçmişte soruşturmanın niçin yarım kaldığını  “Belgelerle Ergenekon” kitabında topladı.

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN 

ALPER MEDİKAL TIBBİ MALZEME LTD.ŞTİ.

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

KALE BELEDİYESİ

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

SAYGI ÖZTÜRK

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN 

Bala Belediyesi - Belediye Başkanı İBRAHİM GÜRBÜZ

Taşeron Mesih

ANKARA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ KAMİL AYDOĞAN YAZARIMIZ MİNE DİNÇER'İN SORULARINI CEVAPLADI | Yazdır |  E-posta

 

ANKARA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ KAMİL AYDOĞAN, "ANKARA'DA

    EĞİTİMİN KALİTESİ YÜKSELDİ " DEDİ.

 

ANKARA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ KAMİL AYDOĞAN YAZARIMIZ MİNE DİNÇERİ'İN SORULARINI CEVAPLADI.


 

 

 

Sayın Müdürüm

 

Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

 

         1956 Kahramanmaraş doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi bu kentte, yüksek öğrenimimi Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde yaptım. 1981-1984 yılları arasında Çankırı Orta İlçesi Özlü Ortaokulu ile Çankırı Kurşunlu İlçesi Çardaklı Ortaokulunda Türkçe öğretmenliği yaptım.

         1984-1986 yılları arasında Kahramanmaraş Andırın Lisesi Müdürlüğü, 1986-1987 yılları arasında  Ankara Çankaya İncesi Lisesi Müdürlüğü, 1987’den 2003 yılına kadar Ankara Çankaya Kurtuluş Lisesi Müdürlüğü, 2003-2008 yılları arasında İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulundum. 10 Ekim 2008 tarihinde de Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü görevine başladım.

         Sanat ve edebiyatla ilgiliyim. Yazmaya erken yaşlarda başladım. Şiir, deneme ve kişisel gelişim alanlarında eserlerim ve çeşitli dergilerde yayınlanmış yazılarım bulunmaktadır ve “Tanışma” adlı şiirim, birçok kişisel gelişim seminerinde okunmaktadır.

         Yayınlanmış Eserlerim: Köy Yazıları (deneme), Yük (şiir), Hayat Kaç Köşeli (kişisel gelişim),  Hayatın Şiire Sığmayan Yüzü (şiir), İçimizin Yıldızları (yaşantı).

 

Başkent de İl Millî Eğitim Müdürü olmak nasıl bir duygu?

 

         “Eğitimci” olmak, başlı başına insanı sarmalayan, yücelten ve mutlu eden bir duygu. Buna “müdürlük” eklenince sorumluluk artıyor. Ankara Millî Eğitim Müdürlüğü ise bütün bu duyguları bir kat daha arttırıyor. İlimiz büyük bir metropol kent. Her okuluna, her öğretmenine, her öğrencisine ulaşmak istiyorum. Bu da olağanüstü enerji, güç, hafıza ve gayret istiyor. Bu özellikleri kendimde buluyor ve şevkle çalışıyorum.

         Ben ve ekibim; huzurlu, rahat, sağlıklı, modern, teknolojik imkânlara sahip ortamlarda, öğretmenlerimizin öğrencileri yarının Türkiye’sine hazırlamaları için çalışıyoruz.

 

Ankara İzmir karşılaştırıldığında, hangi il eğitim yönünden ileri seviyede?

 

         Böyle bir karşılaştırmanın çok doğru olacağını düşünmüyorum. Ankara, başkent ve metropol oluşu nedeni ile hem avantajlı, hem dezavantajlı bir kenttir. Merkeze çok uzak ilçelere sahiptir. İlimizde, örgün eğitimde; 1569 öğretim kurumu, 876.343 öğrenci, 47.408 öğretmen ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gördüğünüz gibi bu sayılar oldukça yüksektir. İzmir ili de 643.604 öğrenci, 33.417 öğretmen ve 1462 kurum ile geniş bir yelpazede eğitim öğretimine devam etmektedir. Ankara, Başkent olması, üniversiteleri ve kültür şehri olması nedeni ile eğitim öğretim için uygun, olanakları fazla olan bir kenttir. Temel eğitim göstergelerinde, Türkiye ortalamasının üzerindedir. Kız çocukların okullaşmasında başarılıdır. “Eğitime % 100 Destek” projesinde birincidir. ÖSS’ deki başarısı üst düzeydedir. Merkeze en uzak noktada bile, eğitim öğretim faaliyetleri kesintisiz devam etmektedir.

         İzmir Millî Eğitim Müdürlüğü görevinde bulunduğum 5,5 yıl süresinde proje kültürünü yerleştirdik. “Eğitim ve Bilim Olimpiyatı”nı gerçekleştirdik ve bunun haklı gururunu yaşadık. İlk defa, 2004 Haziran ayında düzenlediğimiz “Eğitim ve Bilim Şenliği”ni daha sonra “Eğitim ve bilim Olimpiyatı” hâline getirdik. 24-25-26 Mayıs 2007 tarihlerinde İzmir Fuar Alanı’nda gerçekleştirdiğimiz olimpiyatta 400 bilimsel proje sergiledik. TÜBİTAK tarafından düzenlenen bilimsel proje yarışmalarında, 2007 yılında verilen 105 madalyanın 35’ini İzmirli öğrenciler aldı. Ayrıca İzmir, bu dönemde AB fonlarından en çok pay alan il olmuştur.

         Eğitimi birçok faktör etkiler; örneğin, iklim bile. Daha önceki yıllarda kar yağışının fazla oluşu, Ankara’da kar tatiline sebep olmuştur. Ama hangi ilde olursa olsun, eğitimin toplumdaki önemi tartışılamaz. Nerede olursak olalım özveri ve sevgi ile çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

 

Ankara’ya gelirken hedefleriniz var mıydı? Bu hedeflere ulaşabildiniz mi?

 

         Görev yerim neresi olursa olsun, Milli Eğitim Müdürlüğü unvanının bana verdiği sorumluluk duygusu ile çalışmalar sergiliyor ve tabii ki hedefler belirliyorum.

         Biz, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünün vizyonunu; “Eğitimin tüm alanlarında, çağın önünde yer alan güçlü bir kurum olmak” şeklinde belirledik. Kurumumuzu görmek istediğimiz yer bu noktadır. Bu hedeflere ulaşmak için belirlediğimiz misyonumuz ise; “Eğitimin tüm alanlarında çağın önünde yer alan, rekabetçi, güvenilir, model olan, toplumda sürekli değişen beklentileri karşılayabilen, etkili ve verimli bir kurum kültürü ile; araştıran, geliştiren, yeniliğe açık, sosyal değerlerine sahip, farklı değerlere önyargısız yaklaşan, yetenek, ilgi ve kişiliklerine uygun eğitim almış başarılı ve mutlu bireyler yetiştirmek için varız.” şeklindedir.

          Çalışmalarımızı değerlerimizin ışığında bu amaç ve hedeflere yönelik sürdürüyoruz. Bu değerler; eşitlik-adalet, güvenilirlik, insana saygı, hoşgörü, ahlâki değerlere bağlılık, var olan değerleri koruma ve geliştirme, liyakat, sorumluluk, sürekli gelişim ve değişim, mükemmeliyetçilik, iş birliği-katılımcılık, verimlilik ve çevre bilincidir.

Mesai arkadaşlarımla birlik, beraberlik ve dayanışma içinde, çocuklarımızı kültürel, toplumsal ve manevi değerlere bağlı, bilimsel düşünen, bilgiyi kullanmayı bilen, teknolojiye açık, araştıran, karşılaştıran, özgür iradeli, çağın normlarına uygun, yeniliklere açık, dinamik, düşünen ve öz eleştiri yapabilen, Atatürk’ün izinde hep zirveyi hedefleyen bireyler olarak yetiştirmeye çalışıyoruz.

         Ayrıca İl Milli Eğitim Müdürlüğü Stratejik Planı’nda yer alan; İlk öğretimde okul terklerinin azaltılmasına çalışılarak, ortaöğretime geçiş oranının yükseltilmesi, mahalli idareler, gönüllü kuruluşlar, özel sektörün eğitime katkısının arttırılması, kalabalık sınıf mevcutlarının düşürülerek ikili eğitim uygulamasının azaltılması, bilgi ve iletişim teknolojilerinin derslerde kullanılması hususunda yöntemler geliştirilmesi, beceri kazandırma, meslek edindirme faaliyetlerinin arttırılması, çocukların ruhi ve bedeni gelişmelerini de güvence altına alacak rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması, küçük yerleşim yerlerinde yaşayan öğrencilere hizmet veren ilköğretim okullarında eğitim niteliğinin yükseltilmesi gibi hususlar eğitim alanında ki hedeflerimizin bazılarıdır. Böylece eğitim kalitesinin ve öğrenci başarısının yükseltilmesi amaçlanmıştır.

         Ankara’da göreve başladığımda, okul müdürleri ile müdür yardımcılarına yönelik “Yaratıcı Drama Eğitimi” seminerleri uyguladık. Bu eğitimle; okul idarecilerinin görevlerinde başarılarının, performanslarının artırılması, empati uygulamaları, çocuklar ve velilerle daha iyi diyalog kurabilmeleri amaçlanmıştır. Bu eğitim ilk defa uygulanmıştır ve yine Ankara’da ilk defa şiir olimpiyatı gerçekleştirdik. Bu yıl ikincisi yapılmaktadır. Şair yönünden zengin bir ülkeyiz. Çocuklarımızın şairlerimizi iyi tanımaları ve şiirle bütünleşmelerini bu uygulamalarla sağlamaktayız.

         Hedeflerimizin çokluğu, hedeflere ulaşma gayretlerimizi arttırmakta, böylece şevk ve azimle çalışmaktayız.

 

Ankara’daki öğretmen açığı ne durumda? Bir değerlendirme yapar mısınız?

 

         Her ilin olduğu gibi, Ankara’nın da bazı branşlarda öğretmen açığı bulunmaktadır. Bunun nedeni kadro yetersizliğidir. Ancak görevlendirme, ders tamamlama ve ücret karşılığı görevlendirmelerle hiçbir dersimiz boş geçmemektedir.

         “Norm Kadro Yönetmeliği” esasları çerçevesinde, ihtiyaçları oranında öğretmen eğitim kurumlarına dağıtılarak, sahip olduğumuz insan kaynağından en etkin şekilde yararlanma yoluna gidilmiştir. “Norm Kadro”nun titizlikle uygulanmasıyla okullarımızdaki öğretmen açığı konusu çözülmüştür. Bakanlığımızca ilimiz emrine atanan öğretmenlerimizin dağılımı, dengeli bir şekilde yapılmaktadır.

 

Şu anda Ankara’da eğitim konusunda yaşanan eksiklikler ve sıkıntılar size göre nelerdir?

 

         Ankara’mızın başarısı ortadadır. Öğrencilerimizin daha da başarılı olmaları yönünde çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Karşılaştırmalı ortak sınavlara ağırlık  veriyoruz. Her eğitim öğretim yılında, her okul en az bir dersten ortak sınav yapıyor. Bunları değerlendiriyoruz. Müdürlüğümüz AR-GE birimince, OKS, SBS ve ÖSS sonuçlarına göre okullarımızın başarı karneleri hazırlanarak, durumlarını masaya yatırıyoruz.

         Genç bir nüfus yoğunluğuna sahip olan ülkemizde, eğitim alanlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, öğrencilerin başarılı olması geleceğimiz açısından çok önemlidir. Bu noktada öğrencilerimizin eğitim alanlarını oluşturan aile, çevre ve okul ortamı, eğitim programları, ders araç gereçleri, öğretim metotları ve yönetim süreçlerinin iyi analiz edilmesi gerekir. Bu amaçla müdürlüğümüz bünyesinde kurulmuş olan AR-GE merkezinde, eğitim alanlarında problem olarak öne çıkmış konular bilimsel araştırma teknikleri ile araştırılıp çözüm yolları üretilmektedir. Üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları ile iş birliği halinde çalışan AR-GE birimimizce yürütülen iyileştirme çalışmaları devam etmektedir.

         Uzun yıllar eğitim yöneticisi olarak hizmet verdiğim başkentimizin, bugün sahip olduğu öğretmen, öğrenci, okul ve teknik imkânlarının, ülke ve dünya ölçeğinde bulunduğu noktadan daha yüksek başarılara ulaşacağı inancını taşıyorum.

         AB eğitim programları başarı ile uygulanmakta olup; yeni projelere açık, teknolojik imkânları kullanan, tüm okulları BT(Bilgisayar Teknolojisi) sınıfları ile donanmış bir eğitim öğretim sergilemekteyiz.

         İlimiz okullarında uygulanan sosyal, kültürel ve bedensel faaliyetler oldukça fazladır ve ilimiz bu alanda çok başarılıdır. TÜBİTAK ödüllerinin çoğu kazanılmıştır. Başarı ile sürdürülen “Ankara Okuyor” projesi, tüm öğrencilerimizde okuma alışkanlığı yerleştirmektedir. Ayrıca çevreci olmanın önemini kavramış öğrencilerimiz ağaçlandırma çalışmalarına katılmaya devam etmektedirler.

 

Varoşlardaki okullarımıza eşit imkânlar sağlayabilmek için ne yapıyorsunuz?

 

         Ankara’mızın varoşlarındaki okullar sayıca fazla. Bizler, buradaki öğretmen ve öğrencilerimizi daha fazla düşünmek zorundayız. Bu okullarımızın donatım ve onarımlarına çok önem veriyor, öğrencilerimize yönelik “mobil anaokulu”, ve “gezici kütüphane” gibi hizmetler götürüyoruz.

         Ayrıca, sivil toplum kuruluşlarının ve Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile öğrencilerimize bot, kaban, çanta, kırtasiye yardımı yapılmasını sağlıyoruz.

         Şehir merkezindeki okullarla varoşlardaki okulları aynı seviyeye, aynı şartlara getirmek için ilgili yönetmeliğin bize verdiği yetkileri kullanıyoruz. Yönetmeliğe göre dershanelerin, mevcutlarının % 10’u oranında fakir öğrencileri alması mümkündür. Bunu fakir öğrencilerin lehine kullanıyoruz. Sosyal adaleti ve homojen bir eğitim ortamını sağlamak, en önemli görevlerimizdendir.

 

İlçeler bazında eğitim yönünden en sıkıntılı ilçemiz hangisidir ve sebepleri nelerdir?

 

         Sıkıntılı ilçe diye bir saptama yanlış olur. Sadece merkeze uzak ilçelerde görev yapan öğretmenlerin ulaşım sorunları olabilir ki bu çözülebilir konudur. Son yıllarda ilçelerimizin başarı grafikleri yükselmiştir. ÖSS ve diğer sınav sonuçları değerlendirildiğinde Keçiören, Şereflikoçhisar, Çankaya, Sincan, Yenimahalle, Gölbaşı ilçelerinde sağlanan başarı artışı barizdir.

         Bunun yanı sıra, tüm ilçelerimizde, okul ve kurumlarımızda sosyal ve kültürel faaliyetler %100 artmıştır. Bu başarılar, Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası literatürde yer alır duruma gelmiştir.

 

Diğer illerimize örnek olabilecek türde uygulamalar yapıyor musunuz?

 

         Bu yıl 2.sini gerçekleştirdiğimiz “Şiir Olimpiyatı”, “Yaratıcı Drama Eğitim” seminerleri diğer illere örnek olacak uygulamalardır. Ankara eğitimdeki başarı grafiği nedeniyle zaten modeldir. AR-GE çalışmaları ve Avrupa Birliği Eğitim Projelerin de atılım yaparak, liderlik vasfımızı devam ettireceğiz.

 

Başkentin İl Milli Eğitim Müdürü olmak hangi artı ve eksileri beraberinde getiriyor?

 

         Yukarıdaki açıklamalarımda Ankara’nın eğitim durumundan bahsettim. Okul, öğretmen ve öğrenci yoğunluğu, sorumluluğumun ne denli büyük olduğunun göstergesidir.

         Son dönemde uygulanan AB Eğitim Programları çerçevesinde; Avrupa’daki eğitim kaynaklarına ülkelerarası erişimi kolaylaştırma, eğitim alanında iş birliği, öğrenci değişimi ve kültür alışverişi eğitimi alanlarında ortak politika oluşturma konusunun analizi hedeflenmiştir. Bu programlar ile bu alanlardaki çalışmalara  katılıp uygulayan ülkeler ortak bir eğitim sistemine doğru yol almaktadır. Ankara’nın başkent olması nedeniyle eğitim konusunda da bir “liderlik” görevi vardır. Ankara’nın nüfusu, bazı Avrupa ülkelerinin toplam nüfusu kadardır ve ilimiz genç nüfusa saliptir. Yani yetiştireceğimiz, yarınlarımızı emanet edeceğimiz nüfus fazladır. Bu sebeple, bahsettiğimiz liderlikte hızla yol almak için kaynakların etkin ve verimli kullanımı şarttır. Özellikle insan kaynağı göz önüne alındığında, gelişim için eğitim önceliğimizdir.

 

İş adamlarını okul yapmak ya da eğitime destek vermek yönünden teşvik ediyor musunuz?

 

         İlimiz hayırseverler konusunda şanslı bir il. İş adamları ve çeşitli kuruluşlar, okul ve derslik yapımı ve onarımı konularında bize çok destek oluyorlar. Eğitime %100 destekte Türkiye birincisiyiz. Bu proje kapsamında bu güne kadar  hayırseverlerle Valiliğimiz arasında imzalanarak protokole bağlanan 184 proje ile İlimize 1576 derslik kazandırılmıştır.

         Okullarımızı Birlikte Onaralım Donatalım Kampanyası ile yaklaşık proje bedeli 42.500.000 TL olan katkı sağlanmıştır.

         260 hayırsever kurum ve kuruluş toplam 1901 okulun hamiliğini üstlenerek 16.000.000 TL’lik katkı sağlamıştır.

         Bilgisayarlı Eğitime Destek Kampanyasını da bunlara eklersek, eğitime toplam 275.763.632 TL’lik katlı sağlanmıştır.

         Bu vesile ile bir kez daha eğitime destek veren tüm hayırseverlere, sivil toplum kuruluşlarına, Büyükşehir Belediyesine şükranlarımı sunuyorum.

 

Sizin gençliğinizdeki öğrenciler ile günümüz öğrencileri arasındaki en önemli farklılık nedir?

 

         Çağımız bilgisayar çağı. Malum bizim zamanımızda bilgisayar yoktu. Bizler de okullarımızı bilgisayarlarla donattık. BT sınıfı olmayan okulumuz kalmadı. Bilgisayar, şüphesiz muazzam bir teknolojik imkân. Bir masa başında oturuyor, internet sayesinde dünyanın öbür ucuna ulaşıyorsunuz. Her teknolojik yeniliğin, her icadın olumlu alanda, doğru zamanda kullanılması topluma fayda sağlar. Öğrencilerimizin bilgisayarın verdiği rehavetle daha az okuyan, daha az araştıran kişiler olmaları beni korkutur. Bizler çok okuyan bir nesildik. İmkânlarımız sınırlı olmasına rağmen, bunu kitaplarımızı değiştirerek yapardık. Bu nokta önemlidir.

         Geleceğe sahip çıkmak için çocuklarımızın mutlaka çok iyi eğitim alması gerekmektedir. Onlara sunacağımız modern dünya eğitimi, yarının başı dik fertleri olmalarını sağlayacaktır. Olayları çok iyi yorumlayan, ön yargıdan uzak, objektif kriterleri baz alan, kararlarını kolektif anlayışa göre ortaya koyan, aklın gereklerine göre hareket eden, duyumlara göre değil; kararlarını bilimin ışığında veren bir nesil yetiştirmek, biz eğitimcilerin en önemli görevidir. Bunu yaparken “sevgi” dediğimiz, insanı insan yapan değeri de göz ardı etmememiz gerekir. Sevgi, ilim ile birleştiği takdirde gerçek değerini ortaya koyar. Bunun için de tüm eğitimci arkadaşların, çocuklarımıza sevgi ile yaklaşmalarını ve “sevgi”yi onlara çok iyi işlemelerini istiyorum. Yarının Türkiye’sini emanet edeceğimiz gençlerimize sonsuz güveniyorum.

Bayan bir bakanla çalışmak nasıl bir duygu?

 

         Ben bayanların, Allah’ın onlara bahşettiği “annelik” özelliğinden dolayı daha fedakâr, cefakâr, özverili, hassas ve yüce olduklarına inanırım. Çocuklarla daha iyi diyalog kurduklarına ve onları daha iyi anladıklarına şahidim. Bu bakımdan eğitim öğretimde bayan bir bakanla çalışmak bana mutluluk verir.

 

Okul müdürleri, okul giderlerini kendileri karşılamak zorunda olduklarını söylüyorlar. Sebebini açıklar mısınız?

 

         Bu ödeneklerle ilgili bir konudur. Okullarımızın yakacak, elektrik, su, donatım gibi temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı iki kaynaktan sağlanır. Bunlar Bakanlığımız ve Özel İdaredir.

         Okullarımızın kantin, açık alan ve spor salonlarından elde ettikleri kira gelirinin %10’u Milli Eğitim Müdürlüğümüze aktarılmaktadır. Toplanan miktardan bir bölümü acil ihtiyaç hâlinde, okul aile birliklerinin hesabına, müfettiş raporuna istinaden, okulun eğitim öğretim faaliyetlerinde harcanmak üzere yatırılmaktadır.

 

Atamalarda siyasi torpil oluyor mu? Veya siyasilerin baskısını hissediyor musunuz?

 

         Atamalar internet üzerinden, norm kadro usullerine uygun, şeffaf bir şekilde yapılıyor. Ankara siyasilerin ve bürokratların şehri. Bu nedenle, bize gelen istek ve teklifleri, genelge ve emirler doğrultusunda, yasal çerçevede değerlendiriyoruz. Yani torpil olmuyor.

 

Görmediğiniz, gezmediğiniz okul var mı?

 

         Ankara’daki okul sayısını yukarıda söyledim. Hepsine gideceğim. Çoğuna gittim ve okul gezilerine bundan sonra da devam edeceğim. Burada amaç, okulların varsa sorunlarını yerinde görmek, bu sorunlara çözümler bulmak; okulun idarecilerine, öğretmen ve öğrencilerine destek olmaktır. Salt ziyaret yerine, belli bir program dahilinde hareket etmek prensibimdir.

 

Daha önce okul müdürü olarak çalıştığınız bir ilde Milli Eğitim Müdürü olarak çalışmak nasıl bir duygu?

 

         Çok gurur verici, çok özel ve güzel bir duygu. Bu ilde yıllarca görev yapmış olmak benim için çok büyük avantajdır. Ben Ankara’nın öğrencisini, öğretmenini, velisini tanırım. Yıllar boyu edindiğim tecrübeleri bu büyük sorumluluğumda kullanıyorum. Başarının sırrı tecrübeleri değerlendirmektir.

 

 

Yeni projeleriniz var mı? Varsa nelerdir?

 

         Eğitime gönül verdikten sonra, bir yerde nokta koymak imkânsız. Madem ki eğitimciyiz araştırıcı, yeniliklere ve teknolojiye açık, mukayeseci, azimli, vizyon sahibi ve sabırlı olacağız. Böylelikle araştıran, kendini geliştiren, teknolojik imkânları kullanabilen, bilgiye ulaşabilen, çalışkan, dürüst, inançlı bireyler yetiştireceğiz. Bu sebeple ben ve mesai arkadaşlarım sürekli olarak araştırarak, gözlemleyerek eğitime olumlu katkılarımızın neler olabileceğini düşünüyoruz, planlıyoruz.

         Amacımız, ilimizdeki eğitimin uluslararası standartlarda teknolojik donanıma ve bilgisayar sınıflarına sahip okullarda ve 30 kişiyi geçmeyen sınıflarda; öğrencilerin sosyal, sportif ve kültürel aktivitelerde bulunabildiği,  huzur ve güven ortamında, öğretmen, öğrenci ve velinin yüzünü güldürerek yapılması ve devam ettirilmesidir.        

 

 

 
 
 
 
 

 
< Önceki   Sonraki >

ONLINE KULLANICI SAYISI

ZİYARETÇİ SAYISI

MECLİS AJANS MECLİS AJANS - ANKARA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ KAMİL AYDOĞAN YAZARIMIZ MİNE DİNÇER'İN SORULARINI CEVAPLADI
dreamweaver graphics

Harran Belediyesi

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

Kompozit Proje Uygulama Mümessillik San. ve Tic. Ltd. Şti.

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

MEMUR HABERLERİ

RUHA GIDA ELEKTRONİK PET.İTH.İHR.LTD.ŞTİ.

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

BİMER

EDREMİT BELEDİYESİ

GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN

MECLİS HABER DERGİSİ