Doğru Yol Partisi; Bu isim hiç unutulmaz. Yıllardır bu isimlerin altında ne politikacılar yetişti bu ülkeye hizmet etti. Süleyman Demireller ve hatta daha önceside var Mendereslere kadar dayanıyor. Daha önce Doğru Yol Parti'si olan bu isim, Mehmet Ağar döneminde Demokrat Parti oldu. Anavatan Partisi ile birleşti, seçime gitti, hüsrana uğradı ve partinin ismi boşta kaldı.
Parti'nin Eski Genel Başkanı olan ve 9'uncu Cumhurbaşkanımız Süleymen Demirel'in sadık dostu olan Av. Çetin Özaçıkgöz Doğru Yol Partisi'ne sahip çıkarak bayrağı devraldı.
Doğru Yol Partisi şimdi 47 ilde teşlkilatını kurdu, 2011 seçimlerine hazırlanıyor. Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Çetin Bey'le genel merkezde sohbet ettik. Odası tıklım tıklım doluydu. Güler yüzlü olan ve sempati tavırları ile dikkat çeken Genel Başkan Çetin Açıkgöz herkese sıcak ilgi gösteriyordu.
Çetinbey kapısının herkese açık olduğunu söyledi, biz bu partiye ve bu ülkeye gönül vermiş insanlarız diyerek, Doğru Yol Partisi'ni 2011 seçimlerine hazırladıklarını vurguladı.
Odası kalabalık olan Genel Başkan Açıkgöz, Türkiye'de karanlık şeyler olduğunu ve ülke gündeminin çabuk degiştiğini söylerek insanların değişen bu gündemleri hayretle izlediklerini söyledi. Genel Başkan Çetin Açıkgöz İsrail'de yaşanan olaylarıda şöyle değerlendirdi.
Valla fevkalade üzücü bir olay. Vereceğim cevabın istismar edilmemesi açısından ve yanlış anlaşılmaması bakımından şunu söyleyeyim; "İsrail devlet terörünü uygulayan bir devlettir. İsrail’in savunulacak bir tarafı yoktur. Ama İsrail’in yaptığı bir yanlışın Türkiye’nin yaptığı, yapacağı bir yanlışla düzeltilmesi mümkün değildir. Mavi Marmara gemisiyle ilgili hükümetinde önlem alması gerekir", diyen açıkgöz şöyle devam etti;
" Amerikalılar hala bu konu da açıklama yapıyorlar. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni İsrail’in tepkisi konusunda defalarca uyarmışlar. Ayrıca İsrail’de uyarmış, büyükelçilikleri vasıtasıyla telefonla, dışişleri bakanları biz her türlü müdahaleyi yapacağız bunu göze aldık demişler. Yani bu vaziyette hala da o sivil insanların bodoslama İsrail’in karasularına doğru ilerlemesi çok yanlıştır. Bana sorarsanız mutlaka yapılması gerekiyor idiyse donanmamızı da savaş gemilerimizi de refakatine almak suretiyle güneye doğru inerek Mısır’ın karasuları üzerinden o tarafa dönmesi belki daha akıllıca bir iş olurdu. Bize göre hiç de gerek yoktu aslında. Bu olayı insani yardım vakfı düzenliyor, Almanya’da kurulmuş bir vakıf. Yani Türk kuruluşu değil, gemi de Türk gemisi değil. Bu olayda Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Bu ilk oyun değil, son oyun da olmayacak. Ekonomik oyunlar var, siyasi oyunlar var, askeri oyunlar var. Bu Türkiye üzerinde oynanan bir tezgahtır. Yani Türkiye’nin İsrail ile karşı karşıya getirilmesi arzu edilmiştir. Bu açıkça bir oyundur. Gemi İstanbul Belediyesi’ne bağlı olan Deniz otobüslerinden alınmıştır. Bu gemiye Türk Bayrağı çekilmiş olmasına rağmen Afrika sahillerindeki bir ada devleti olan Komor ülkesine aittir. Organizasyonda yabancılar tarafından yapılmıştır. Türkiye ise bu olayla tuzağa düşürülmüştür."
Genel Başkan Çetn Açıkgöz; "Fetullah gülen ve Bület Arınç o günkü şartlar içinde bir cevap vermiştir. Gereği yapılacak demiştir ama hangi gereği yapıldı, bakın bu böyle kalır. Hiç bir şey yapılmaz. Ülkenin itibarıyla oynanmıştır. Olan oradaki dokuz tane insanımızın hayatına olmuştur. Bu hükümetin menfi hanesine yazılacak ve tarihe geçecek çok kötü bir olaydır. Büyük bir sıkıntı yaratmıştır Türkiye’nin başına. Çoluk- çocuk, erkek -kadın 1200 kişi hayatını kaybetmiştir. İsrail’in bu hareketini savunmak mümkün değildir ama sayın başbakan bir milyon iki yüz bin insan Irak’ta öldürülürken ne yapıyordu acaba, nerdeydi? Başka yerlerde mi yaşıyordu ağzını açıp tek kelime dahi söylemiş değildir. Görüldüğü gibi büyük bir çelişki içindedir. Bu hükümetin giderayak Türkiye’nin başına telafisi olmayan bir çorap örmesinden endişe ediyoruz. Bakın ben Kütahya ve Eskişehir’de bir gazetecinin sorusu üzerine söyledim. İnşallah ikinci bir Enver Paşa olayını yaşamaz Türkiye dedim. Birinci Dünya Savaşında Enver Paşa Milli Savunma Bakanı ve koyu bir Alman Hayranı. İngiliz Donanmasından kaçan Goben ve Breslaw gemilerine Çanakkale Boğazını açtık. Orada kalması gereken bu gemilere Yavuz ve Midilli adı verilerek Karadeniz’e çıkmasına izin verdi Enver paşa. Bu gemiler Sivastapol Limanını bombardıman edince, bir anda savaşın içinde buldu kendini Osmanlı devleti. Kıbrıs’ ta gitti elimizden o sırada. Koskoca İmparatorluğu darmadağın ettik. İnşallah böyle bir olayla karşılaşmaz Türkiye, endişe içinde takip ediyoruz olayları"
Bülent Arınç'ın açıklamalarınıda şöyle eleştirdi; "Başbakan Erdoğan'ı Amerika dışladımı sorduğumda Genel Başkan Açıkgöz şöyle cevap verdi. Amerika’nın dışlayıp dışlamadığı önemli olabilir ama asıl önemli olan Türk milleti bunu dışladı. Yani şu veya bu sebeple tek başına iktidara gelen partilere ikinci seçimde millet bir dönem azdır diye bir kredi daha açıyor. Başlanan işler, ısınma hareketleri tamamlansın diye bir dönem daha izin veriyor. Türkiye’nin iç meseleleri hallolmamışsa, ekonomide başarısızlık tablosu ortada ise, vatandaşın tenceresi kaynamıyorsa, evine akşam 3 yerine 4 ekmek götüremiyor ise üçüncü seçimde oy vermiyor. İşte ANAP ortada, başka ülkelerde de ortada bu. Amerika ister destek versin ister vermesin gidecekler. Amerika’ya gidip gelirler bunlar ama kimle görüşür bunlar. Sayın Demirel’in sözüdür bu. Orda Dışişlerinde masalar vardır. Türkiye masasında bir şefle otururlar, belki birisi organize etmiştir, yemek yerler ve bu havayı basarlar. Kısacası Türk milletinin oyu kendi cebindedir. Milletimiz eşinin oyuna bile tesir edecek durumda değildir. Ayrıca olayları böyle Amerika’ya bağlayarak ne moral bozmaya ne de moral kazanmaya gerek yoktur. Ama böyle büyük devletlerle, aynı strateji içinde siyaset yapan devlet adamlarının çok dikkatli olması lazım. İsmet Paşa’nın sözüdür bu ‘’Kediyle aynı çuvala girmeğe benzer’’ der. Demirel’de bunu tekrarlamıştır. Yani kediyle bir çuvala girip üstende bağlandığınız da işiniz çok zordur. Süleyman Demirel ‘’ABD 1 Mart teskeresinin reddedilmesinin acısını çıkartır’’ dedi ve çıkarttı. Ama adamlara baştan söyleyeceksiniz biz gitmiyoruz diyeceksiniz. Geliyorlar adamlar burada İncirlikte iki - üç ay kalıyorlar ondan sonra da ters yüz edeceksiniz, bunun acısını fena çıkarır, Amerika çıkarttı da.