Yerel seçimlerden önce CHP Gürsel Tekin imzalı açılımlarla özellikle İstanbul’da her zamankinden farklı bir heyecan yarattı. Çarşaflı kadınların partiye katılımı, Kuran Kursu açılımı, CHP’nin unuttuğu varoşlara yapılan birebir markaj… Gerçi seçimlerde yine AKP birinci parti oldu, İstanbul’u yine AKP aldı ancak Gürsel tekin ismi hafızalara kazındı. Peki Tekin şimdi ne yapıyor? Açılımlar kapandı mı? Seçim öncesi yakalanan hava şimdi ne durumda? Tekin bundan sonrası için ne düşünüyor? Planları neler? Hepsini ve daha fazlasını Mebus haberi ziyaret eden Gürsel tekin genel yayın yönetmenimiz Murat polat'a bilgi verdi,
Mebushaber, Toplumda sanki siz Baykal’a rağmen konuşuyormuşsunuz, CHP’ye rağmen siyaset geliştiriyormuşsunuz gibi bir algı var. Gerçekten de öyle mi?
GÜRSEL TEKİN: Evet bu konuda çok ciddi haksızlık yapıldığını ben de görüyorum. Eğer bugün ben ya da Kemal Bey ya da parti içerisinde yeni isimler varsa bunun mimarı Sayın Deniz Baykal’dır. Ben Baykal ile 15 yıldır siyaset arkadaşıyım. Çok yakın olarak tanırım. Beni il başkanı yapmamış olsaydı toplum beni nereden bilecekti ya da ben düşüncelerimi nasıl paylaşacaktım? Ben bugüne kadar sayın Baykal’ın benim farklı düşüncelerimden dolayı rahatsız olduğunu duymadım. Tam aksine, destek olmuştur ve daha fazla mücadele etmem için de hep yanımda olmuştur.
Mebushaber: Çarşaf açılımında da Baykal ile beraber miydiniz?
GÜRSEL TEKİN: Tabii ki... Sayın Baykal hiç tereddüt etmedi.
Mebushaber: Tam olarak nasıl gelişti o süreç?
GÜRSEL TEKİN: 20 Eylül’den sonra ben bir program başlattım. Öncelikle parti dışında kalmış merkez solda birçok isim vardı onlarla ilişki kurdum, onların çoğunu da partiye kattım. Kamuoyunda bilinen Ercan Karakaş gibi isimleri ve siyasette bilinen birçok ismi partiye getirdim. İkinci planımız olarak merkez sağda ANAP ve DYP’nin çöküşünden sonra belediye başkanları gibi çok önemli insanlarla görüştüm. 9 tane belediye başkanı İstanbul’da partiye katıldı. Bunların hepsi çarşaf açılımının öncesindeydi. Bu beldelerde dolaşırken özellikle AKP’nin de yoğun oy aldığı birkaç bölgede talepler geldi. “Biz partiye katılmak istiyoruz… Uzun süredir AKP’ye oy verdik, AKP’de siyaset yapıyoruz ama umduğumuzu bulamadık olumsuzluklar yolsuzluklar bizi çok rahatsız ediyor, CHP’ye gelmek istiyoruz” dediler. Biz kitle partisiyiz. Partiye gelmek istiyorum diyen insanlara biz teşekkür eder mutlu oluruz. Dediler ki “biz beş bin kişi katılacağız. Bunun için bir kapalı spor salonu gerekiyor. Sayın genel başkanımız da katılır mı” diye sordular. Ben de genel başkan ile konuştum seve seve katılacağını söyledi. Ve Baykal ile gittiğimiz de partiye katılan beş bin kişi içerisin de çarşaflı olan kadınlarımız da vardı. Bu kadınlar biz de rozet takmak istiyoruz dediğinde Baykal da hiç tereddüt etmeksizin bu arkadaşlarımıza rozetleri taktı ve bizlere de çok güç verdi. O açıdan Baykal’ın siyaset anlayışında hiçbir dönem insanların yaşayış tarzı ve kılık kıyafeti sorun olmamıştır. Zaten CHP’de de olmamıştı. Ama maalesef böyle bir algı yaratılmıştı, o algıda kırılmış oldu bu vesile ile. Ve görülmüş olduğu üzere de İstanbul’da çok ciddi bir oy aldık.
Mebushaber: Peki bu açılım hala devam ediyor mu?
GÜRSEL TEKİN: Tabi… Şu anda İstanbul’da yapılan son iki kamuoyu yoklamasında birinci partiyiz. Bunu sadece çarşaf olayına indirgemeyin. Biz öyle bakmıyoruz. Tolumun her kesiminden rahatsız olup ya ben de partiye katılmak istiyorum diyen herkese kapımız açıktır.