|

Sevinç Engin, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği’nden mezun oldu. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı, Siyaset ve Sosyal Bilimler’de yüksek lisans yaptı. Enerji ile ilgili yurtiçi ve yurtdışında çeşitli çalışmalara katıldı. Yerel Dergi’de köşe yazarlığı yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. Mehmet Akif Ersoy’u anma amaçlı düzenlenen yarışmada İstiklal Marşı konulu makalesi ile Türkiye birincilik ödülünü aldı. İngilizce ve orta derecede Rusça bilen ve özel sektörde de iş deneyimi bulunan Engin, Devlet İstatistik Enstitüsü, yeni adıyla Türkiye İstatistik Kurumu, TPAO ve TBMM’de görev aldı, halen Enerji Bakanlığı’nda çalışıyor. Engin Türkiye’nin önde gelen 47 lideri ve yöneticisiyle yaptığı söyleşileri ilk kitabı İdare Etmek mi? Yönetmek mi?’de bir araya getirdi. Bu kitabıyla Afyonkarahisar Genç Atılımcılar Derneği (AGAD) tarafından Yılın Yazarı (Şubat 2009) ve Onur Ödüllerini (Kasım 2009) aldı. 2009’da Afyonkarahisar Genç Atılımcılar Derneği Onur Kurulu üyesi seçildi.
Sevinç Engin’in ‘Lider Öyle Olmaz Böyle Olur Yön Veren Liderler ile Liderlik Üzerine’ Kitabı Doğan Kitap, siyaset, ekonomi, bilim ve basın dünyasında başarılı olmuş 120 ismin "liderlik" konusundaki deneyimlerini bir araya getirerek eşine az rastlanır bir yayına imza attı. -"Lider Öyle Olmaz Böyle Olur - Yön Veren Liderler İle Liderlik Üzerine" başlıklı kitapta kendileriyle yapılan söyleşilerle liderlik deneyimlerinden özlü değerlendirmeleri aktaran isimlerden bazıları: Recep Tayyip Erdoğan, Abdülkadir Konukoğlu, Ahmet Çalık, Ahmet Nazif Zorlu, Ali Koç, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Binali Yıldırım, Taner Yıldız, Demet Sabancı Çetindoğan, Devlet Bahçeli, Fatih Terim, Ferit Parlak, Hanzade Doğan Boyner, Hüseyin Gülerce, İshak Alaton, Melih Gökçek, Muhtar Kent, Rifat Hisarcıklıoğlu, Süreyya Ciliv, Uğur Dündar, Umut Oran, Vuslat Doğan Sabancı. -Genel okuyucu için olduğu kadar lise ve üniversite öğrencileri için de yararlı olabilecek birçok yaşam deneyimini Yazar Sevinç Engin ile paylaşan liderler, "dayanışma, birlikte omuz omuza çalışma, zorlukları ve başarıları birlikte kabul etme, yeniliklere açık olma ve çalışmanın önemi gibi" konulara vurgu yaptılar. Genel okuyucu için olduğu kadar, eğitim ve öğretim yılı başında lise ve üniversite öğrencileri için de başarıya giden yola ışık tutan yaşam deneyimlerini Yazar Sevinç Engin ile paylaşan liderler arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da yer alıyor. Başbakan Erdoğan, "Yüksek duygusal zeka ve düşük duygusal zeka lider ve topluma nasıl yansır" biçimindeki bir soruyu yanıtlarken "Eskiler "Hal saridir' derler. Yani, haller, haleti ruhiyeler bulaşabilir. Dolayısıyla liderlerin ruh hali de sâridir, bulaşıcıdır, çok çabuk etrafına yayılır. Eğer lider mutlu bir ruh haline sahipse, etrafındaki insanların da her şeye daha olumlu baktıkları görülür" diyor ve takım çalışmasında "iyimser olmanın" önemine değiniyor. LİDERLİK BİR YAŞAM FELSEFESİ...- ODTÜ Mühendislik Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde yüksek lisans yapan kitabın yazarı ve 120 söyleşiyi tek başına yapıp kitabı hazırlayan Yazar Sevinç Engin çeşitli sivil toplum kuruluşlarından ödüller kazandı. Engin, çalışmasıyla ilgili olarak, "Liderlik bir yaşam felsefesidir, icra kurulu başkanları, yöneticiler büyük liderler olabilecekleri gibi, yardımsever öğretmenler, bilim adamları, şefkatli anneler de büyük liderler olabilir. Liderlerin alanı "gelecek'tir. Liderlerin eşsiz mirası, zaman içinde ayakta kalan saygın kuruluşlardır. Her zaman olduğu gibi, ya iyi yapmayı ya da hiç yapmamayı bilmek gerekir. Amacımız hayatın her alanındaki başarılı insanların tecrübelerini aktarabilmek ve kendimize bir pay bir ders çıkarabilmekti. Bu kitap hayatın her aşamasındaki insanlar için hazırlandı" dedi -ERDOĞAN, "LİDER OLUNMAZ, LİDER DOĞULUR"A NE DİYOR?- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ünlü "Lider olunmaz, lider doğulur" sözünü yorumlaması istenince de "Bazı insanlar liderliğe yatkın bir mizaçla doğabilirler. Ama bence bir insanı lider yapan şey, ülkesine duyduğu sevgi ve onun uğrunda yürüttüğü toplumsal mücadeledeki kararlılığıdır. Ben güzel bir gelecek özlemiyle yürütülen toplumsal mücadelelerin liderliği yarattığı inancındayım" karşılığını veriyor. BAHÇELİ: PERGELİN UCU BAŞKA BAŞKENTLERDE- Bahçeli bugünün liderlik manzarasına ilişkin şu iddialarda bulunuyor: "-İstikrar, hoşgörü ve uzlaşma siyasetini küçümseyerek, tarihi ve milli hassasiyetimizi yok farz ederek "antidemokratik' etiketini sağa sola gelişigüzel bir şekilde yapıştırmaya çalışarak kalıcı başarı sağlanamaz. -Türkiye'nin etnik ve dini farklılıklar ile çatışmaların kamusal alana taşınıp onlara siyasi misyon yüklenerek ilerlemesi ve uzun süre ayakta kalması mümkün değildir. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir demokratik rejiminde etnik kimlikler okşanarak, etnik ve dini farklılıklar kaşınarak, demokrasinin ve toplumsal dayanışmanın geliştiği görülmemiştir. Demokrasinin ruhuna ve lafzına tamamen aykırı tavır alışların, demokrasi ambalajıyla pazarlanması bu değerlendirmeyi değiştirmemektedir. -Demokratik gelişmeyi mümkün kılmakta zorlanan, buna karşılık "demokrasi havarileri' hiç eksik olmayan bir siyasi gelenek ülkemizde yer etmiş bulunmaktadır. -Türk demokrasisi, mükemmel bir anayasaya kavuştuğu ve ülkemiz daha ileri bir sosyoekonomik seviyeye ulaştığı zaman, siyasi hayatımız da bir çırpıda aynı düzeye çıkmış olmayacaktır. -Çok kutuplu yeni bir dönemin işaretlerinin verildiği şu sıralarda Türkiye kendi rotasını kendi çizen, kendi stratejilerini kendi uygulayan bir ülke olmaktan çok uzak. Bu dağınıklığın en belirgin nedeni Türk siyasetinin ve yönetiminin tam bir zihniyet kargaşası yaşıyor olması ve başka başkentlerin merkez yapıldığı bir yörüngeye oturtulmuş bulunmasıdır. Pergelin ucunu başka başkentlere koymaya başlarsanız, başka dairelerin etki alanından meselelere bakıyor ve Ankara'da uzaklaşıyorsunuz demektir." -LİDERLERDEN YAŞAM DERSLERİ- Kitapta yer verilen zirvedeki 120 liderden Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık "yöneticilik ile liderliğin farklı" olduğunu belirtirken "Türkiye lidere aç mı?" sorusuna "Genel olarak dünyada bir lider krizine girildiği gibi bir ortam yaratılıyor. Ancak ben, çağın en büyük lideri olan Atatürk'ü çıkarmış bir ulusun lider çıkartmakta zorlanmadığına, bugün ve gelecekte de zorlanmayacağına inanıyorum" karşılığını veriyor. "Mahallesinin sorununa ilişkin imza toplayan bir ev hanımının" da lider sayılacağını kaydeden Çalık diğer ilginç görüşlerinin yanı sıra "lider"i "Hangi iş dalında olunursa olunsun, o işle ilgili vizyon sahibi olmak, yenilikçi olmak, başkalarına örnek olacak başarılara imza atmak ve daima ileriye dönük hareket etmek liderlerden beklenen en önemli davranış biçimleri olmalıdır" diye tanımlıyor. Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, çağdaş anlayışa göre liderliğin öğretilebileceğini belirtirken "Yeni bir sektöre ya da alana yatırım söz konusu olduğunda, kendi içgüdüme ve "koku alma' duyguma da çok güvenirim" diyor. Türk toplumunun bütün sorunları liderlerin çözmesini beklemesi alışkanlığının gerçekçi olmadığını kaydeden Zorlu, diğer birçok ilginç görüşünün yanı sıra, "Başarıda teori yüzde 20, pratik yüzde 80 rol oynuyor. Bu nedenle gençlere en büyük öğüdüm, stajınızı o kuruma gönül vererek, işe yoğunlaşarak yapın, Fabrikalar, şirketler birer hayat okulu. Elinize geçen fırsatları iyi değerlendirin" gibi önerilerde bulunuyor. 490 sayfalık kitapta, Yazar Sevinç Engin'e liderlik ve başarı yolunda karşılaştıkları ilginç, kritik, önemli ve ders niteliğindeki olayları içtenlikle anlatan, ekonomi, siyaset, bilim ve basının zirvesindeki isimler karşılarına çıkan zorluklar ve gözlemlerinden derledikleri kimi görüşleri şöyle paylaştı: -SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu: Yöneticilere vazgeçilmez saydığım önerilerim, dürüstlük, empati kurabilmek ve kin tutmamak... Bir şirkette görev yapan herkes çok çalışmalı, liderler çalışanlara örnek olmalı, hepsinden çok çalışmakla beraber yön gösterici ve sorun çözücü olmalılar. -Koç Holding Bilgi ve İletişim Kurumu Başkanı Ali Yıldırım Koç: Günümüzde geleceğe odaklanmayan bir yöneticinin lider olduğunu söylemek zor olur... İyi yönetici olmak liderliğin olmazsa olmaz vasıflarından değildir... Lider olmak insanları sadece kendi kişisel ajandası için değil, daha büyük bir fayda için emek harcamak konusunda motive etmek demektir... Çok sayıda Türk şirketi, tercihini duygusal zekâsı yüksek liderler ve çalışanlardan yana kullanarak, dönüşümünü gerçekleştirmiş veya gerçekleştirmek için çalışmaktadır. -Doğan Yayın Holding CEO'su Arzuhan Doğan Yalçındağ: Türkiye'de kadın liderlerin azlığı bu alandaki fırsat eşitsizliğinin bir sonucu. Kadınlara yeterli imkânlar sunulursa çok kaliteli ve birçok alanda fark yaratabilecek liderlere sahip olacağımızı düşünüyorum... Liderler zor dönemlerde cesaretlerini ve motivasyonlarını kaybetmeden yaptıkları işe konsantre olabilen, korkusuzca karar alabilen insanlar... Türkiye'nin küresel liderlere ihtiyacı var. Çok kültürlü bir bakış açısına sahip olan, çağın gereklerini doğru algılayan ve yönetime yansıtan liderlere ihtiyacımız var. Dünya ile bütünleşmemizin yolu, liderlik anlayışımızın daha vizyoner olmasından geçiyor... -Siyasetçi, Yönetici, Coca Cola firması Danışmanı Cem Kozlu: Lider olabilmenin iki koşulu var ilki istemek, ikincisi en az bir takipçiyi peşine takabilmek... STK, yerel yönetimler, okul faaliyetleri gibi lider hazırlayan yapılar Türkiye'de yeterince yaygın ve güçlü değil... Liderin peşinde olan Türk toplumunun beklentileri, daha etkin, adil ve şeffaf yönetilmek... Atatürk, Gandi, Kanuni unutulmaz liderler. Benim liderim yazları dümen tutmasını, kışın yüzmesini öğreten kaptanımız babamdı, her zaman en büyük destekçim oldu. -Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert: Türk toplumu lider çıkarmaya çok müsait bir ülke. Diyelim Tük sanayicisi, Türk tüccarı dünyada gerçekten çok aktif ve dinamik. Türk siyaseti için aynı şeyi büyük bir rahatlıkla söyleyemiyoruz. Türk siyasetinde liderlik vasıfları gözle görülür halde olan, liderlik vasıfları toplum ve kendi kitlesi üzerinde etkili olan Recep Tayyip Erdoğan var benim görebildiğim. 1960'ların siyasetini dikkate alalım. Erbakan var, Demirel var, Özal var. Bu anlamda bir lider bolluğu ile karşı karşıya değiliz. -CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler: "Lider" sözcüğü batı dillerinden geçti, çağrışım gücünden yoksun. "Önder" sözcüğü daha uygun... Halk bilgeliği, âşıklık geleneğinden başlayıp direniş, ayaklanma ve kurtuluş savaşçılığıyla donanmış bir toplumsal tarihe sahi olduğumuzu anımsamak sahip olunan zenginliği görmek için yeterli... -Coca Cola International Başkanı Muhtar Kent: Masadan kalkıp, dışarı çıkıp belirsizliği ve karmaşıklığı yönetecek insanlar gerekiyor. Değişik kültürleri öğrenmek ve anlamak, insanlarla milliyetlerine odaklanmadan, farklılıklara saygı göstererek ilişkiler geliştirmek lazım. Takipçilik, alçak gönüllü olmak, başarıyı paylaşmak ve gülümsemeyi unutmamak bana hep fayda getirdi. Türkiye'de son derece başarılı yöneticiler var ve sayıları her gün artıyor.... -Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı: Liderler istişare mekanizmasını işletmeli. Dehalar tek başına kaldığında, vasat zekâlardan oluşan heyetlerin ortaya çıkardığı deha karşısında diz çökmek zorunda kalıyor... Medya yöneticisi boşluklardan istifadeyle kendine alan açmak yerine, demokrasilerin medyaya biçtiği rolü içine sindirmek, yetkisini aşmamak, sorumluluğunu doğru biçimde yerine getirmek zorunda... -Dünya Gazetesi Ankara Temsilcisi Ferit Parlak: Türkiye'de lider çok, takım oyunu oynayan yok. Aynı konuda faaliyet gösteren 300 STK var, yani herkes ağa... Bir noktaya gelebilmek için akşamları ve tatillerde de çalışıyorum diye günü ve çalışma saatlerini iyi kullanamadığımı anladım, şimdi disipline etmeye çalışıyorum. Bu yıl 10 -15 günlük bir tatil yapmayı düşünüyorum... Ben büyükannem ile büyüdüm, "paylaştıkça büyürsün" derdi, önceleri kulak asmadım, sonra sıkıntılı bir dönemde uyguladım ve sıkıntılı dönemlerin aşıldığını gördüm... -Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya: Uygar sistem projesi birdenbire ortaya çıkacak bir liderle değil, iyi yönetici kadrolarla başarıya oturur. Bu projenin en sancılı, en zor dönemlerinin Cumhuriyet'in ilk on yılında aşıldığı düşünülürse tek ihtiyacımız olan, büyük kutuplaşmalar yaratmayacak, yetenekli, güven veren, kararlı cesur yöneticiler... -Eczacıbaşı Bilişim ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı: Lider hizmet eden. Yönettiği kişilere hizmet ettiğini gösterebilmeli, onlara yol gösterebilme özelliği bulunmalı. Bu da ancak ikna gücüyle olur. İki önemli özellik: Karar alabilme ve ikna edebilme yeteneği... Bilinen anlamıyla bir liderin artık bugünkü iletişim olanakları çerçevesinde eskisi gibi sivrilmesi mümkün değil, hemen pek çok ve aykırı güç devreye girip tersini söylüyor... -Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim: Türkiye'nin sorunu herkesin tüm sorunların çözümünü liderlerden ya da yıllardır gelmesini umduğu liderden beklemesi. Kendi kişisel sorumluluklarını unutan ve her şeyi kendisinin üstünde bir otoriteye devreden bu anlayış ülkemize ayak bağı oluyor, çağın gerisinde kalmasına neden oluyor... Benim için en büyük lider Kemal Atatürk'tür elbette. -Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila: Türkiye'de siyasi örgütlenme, siyasi partiler yasası gibi birçok faktör lider değişikliğini, yeni lider doğuşunu engelliyor. Bu bakımdan Türkiye'nin lider yaratma problemi var... Basın alanında yönetirken işin sosyolojik, psikolojik ve kültüre boyutlarını da dikkate alarak yönetim sergilemek gerekir... -Atılım Yapı Taahhüdü A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yalçın Zaim: Liderlik güçlü kişilik, bilgi, sabır, analiz etme özelliği, cesaret ve öngörüdür... Liderlik sadece güçlü kişiliği olanlara öğretilebilir... Günlük basit hedeflerle, popülizmle meşgul olan kişiler lider olamaz... Toplumun mutluluğunun nerede olduğunu keşfetmesi, alacağı tedbirlerle toplumu hedefe doğru yöneltmesi için gerekeni yapması liderin görevidir... -Milliyet Gazetesi Yazarı Güneri Civaoğlu: İnönü'ye sormuşlar "Atatürk'ün en belirgin özelliği ne?" diye. O da "Hepimizden cesurdu" demiş... Liderlik Dalay Lama olayı gibi. Dalay Lama'yı keşfederler, ondan sonra onu eğitirler. Ama bir Dalay Lama bulmak da ne kadar zor biliyorsunuz... -Hüsamettin Cindoruk: Liderlik profilinde ne gibi bir değişiklikler oldu derseniz, liderlik kurumu dinsel bir kurum haline geldi... Siyaset yüzünden bir caz konserine gidemedim. Ben folkloru, cazı takip etmeyi severim... Bütün toplumun beklentilerini karşılayacak bir lider bugüne kadar gerçekleşmedi. Belki bir miktar Atatürk, bazı alanlarda bu liderlik vasıflarıyla Türk toplumunun beklentilerine veya kendi beklentilerine cevap buluyor... -Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce: Türkiye lider çıkarmaya aç bir ülke. Liderlerimiz, konjoktürel liderler... Liderin yetişmesi, donanımlı hale gelmesi süreci, maalesef bizde sağlıklı işlememektedir. Ülkemizdeki kutuplaşma ve gerilim ortamı, lider problemini de beraberinde taşımaktadır. İstişare mekanizmasının işlemediği bir liderlik anlayışında ortaya sadece despotlar çıkar. İyi ikinci adamları olmayan lider, bir süre sonra yalnızlaşır despotizme kayar. -Hürriyet Gazetesi Yazarı İsmet Berkan: Lider potansiyeli ortaya çıkmıyor. Bugünkü başbakanımıza bakın. Bu potansiyeli ile uzun yıllar beklemek zorunda kaldı. Belki daha uzun da bekleyebilirdi. Tarih ona bir şans verdi, o da bu şansı iyi kullandı. -Korkut Özal: Bazı kimselerin lider olma yetenekleri öbürlerine göre daha yüksektir. Mesela bazılarının hafızası kuvvetlidir çabuk öğrenir... Lider helikopter gibi olmalı, yani yükselerek bütün olarak bakmalıdır... Turgut Özal gerçek anlamda bir liderdi. Ve o öyle çok laf üretmez mesele çözerdi. Ancak Turgut Bey'in siyasette öne çıkışı 1980 askeri darbesinin doğurduğu siyasal boşlukta mümkün olmuştur... -Gazeteci Mehmet Ali Birand: Türkiye'de liderlik konumuna gelmiş olanlar etraflarındaki diğer lider adaylarını mutlaka ezerler ve yok etmeye çalışırlar. Bu da ister istemez lider nitelikli kişilerin mücadeleye girmesini engeller veya yok olmasına neden olur... TürK toplumunun koruyan, kollayan, gerektiğinde sert, gerektiğinde hoşgörülü olabilen, sıkıştığınızda başvurabileceğiniz, yardım alabileceğiniz bir insan arayışı vardı... Şu kadarını söyleyeyim ki, bu da ancak hikâye kitaplarında bulunacak niteliklerdir... -Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek: Lider kararlı olmalı, istişareye önem vermeli, cesur olmalı, korkak olmamalı, kendisine yapılan yanlışlıkları unutmamalı, ama gerektiğinde de affedici olmasını bilmeli. Hangi konuda liderlik yapıyorsa o konuda teknolojiyi ve her türlü gelişmeyi yakinen takip etmeli. Ayrıca liderin, özellikle interneti ve internetin gerektirdiği bütün teknolojik aletleri çok iyi kullanıyor olması lazım... Siyasete babamla 12-13 yaşında başladım... Keçiören Belediye Başkanı olduğumu telefonda söylediğimde ağladı, ama belediye başkanlığımı iki ay yaşayabildi babam... -Habertürk Gazetesi Yazarı Umur Talu: Türkiye'de iki manada liderlik sorunu var. Bir; fazla lider var. İki; lider vasıfları çok lider yok. Ama baktığınızda fazla lider var... Türk toplumu bazen lideri "idol" ile karıştırıyor. Bazen bu lider bir siyasi parti lideri oluyor. Genellikle de teslimiyet ve körü körüne inanma oluyor ve sonu da genellikle hayal kırıklığı oluyor. -Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci: Yöneticilikte devlet adamlığı toplum mutluluğu esasına dayalı bir kavramdır. Liderler bu olgunun dışında yer alamaz. Asıl görev toplum refahı ve mutluluğuna giden yolda doğru ve zamanında karar verebilmektir. -Star Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karaalioğlu: Lider kriz anlarında sakin ve telaşsız olmalı. Siyasi lider çıkarmak kolay değil. Sadece Türkiye'nin değil, bütün dünyanın problemi bu. Mesela bugünün Avrupası'na bakın. Bütün kıtada neredeyse tek bir lider bulunmuyor. Eski güçlü liderler kuşağının ardından yeni bir isim gelmedi. Bu açıdan Türkiye Tayyip Erdoğan profilinde bir isme sahip olarak avantajlıdır diyebiliriz. -Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül: Lider vizyon-misyon sahibi olmalı, statükoya meydan okumalı, yenilikçi olmalı, doğru işi yapmalı, risk almaya yatkın olmalı, girişimci olmalı, kararlı olmalı, etkin iletişim becerisine sahip olmalı, çalışanına karşı anlayışlı bir lider-yönetici profili çizmelidir. -Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Arolat: Türk toplumu lideri ilahlaştırıyor. Ve vazgeçilmez olarak görüyor. Yani onun bütün hareketlerini siyah-beyaz şeklinde, doğru ya da yanlış şeklinde nitelendiriyor. Genellikle de lider diye seçtiği bireyi hata yapmaz kabul ediyor. Oysa liderler hata yapabilirler... "Ecevit Karaoğlan" denilip her şeyi halledecek birey olarak görüldükten sonra yüzde 43'ten yüzde 3'e indirilebiliyor... -CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran: Türkiye'de gelen liderin ölene kadar orada kalmasını sağlayan antidemokratik bir düzen var. Aynı zamanda bırakın ölmeyi, kendinden sonra gelecek için de çocuğunu, çoluğunu da atamaya kalkıyorlar... Uzun yıllardır, herhalde yirmi iki, yirmi üç yıldır ortalama onaltı saat, genelde de cumartesi pazarları da çalışarak geçirsem de, kendinizi geliştirmek de bir çalışma. Ülke için gönüllü bir şey yapmak da bir çalışma. İlla hepsini ticari olarak değerlendirmemek gerekiyor. -Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı: Dünyaya, tartışmaya ve aktif çözüm arayışlarına kapalı yapıların lider üretmesi mümkün olmaz. Eğer oturduğu koltuktan yıllar yılı kalkmayan insanları lider olarak görüyorsak, Türkiye'nin çok ciddi bir lider sorunu vardır. Ancak tartışma ve çözüm üretme kültürüne sahip olan toplumlar, kaliteli lider üretirler. Türkiye'ye baktığımızda, dünya ile güçlü ilişkileri olan kurumlarımızın ki aralarında devlet kuruluşlarının yanı sıra şirketler de vardır, lider çıkarttığını görüyoruz, ancak yeterli değil. -Kur'an Bilimleri Araştırma Vakfı Başkanı Süleyman Ateş: Ölçüm Hz.Ebubekir'in halife seçildiği sırada yaptığı konuşma: "Ey insanlar, ben sizin en iyiniz olmamakla beraber sizin üzerinize yönetici seçildim. Şimdi ben iyi davranırsam bana yardım ediniz; kötü davranırsam beni düzeltiniz. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İçinizde zayıf olanınız Allah'ın izniyle, hakkını kendisine iade edinceye dek yanımda güçlüdür"... -Star TV Haber Grup Başkanı Uğur Dündar: Türkiye'nin görünürde bazı liderleri var. Ama onları evrensel örnekleriyle kıyasladığımızda maalesef birçok özellik açısından geride kaldıklarını görüyoruz. Bence liderin başarı çıtası sadece Türkiye ölçülerine göre değil, evrensel ölülere göre belli yerlere taşınmalıdır. Ve lider mutlaka o çıtayı aşabilecek vasıfları da içermelidir. -Sabah Gazetesi Yayın Yönetmen Yardımcısı Metin Yüksel: Birlikte çalışan insanlar arasında zaman zaman büyük problemler yaşanabiliyor. Dedikodu fırtınaları esebiliyor. Böyle durumlarda yönetici ya da lider kişi soğukkanlı ve sabırlı bir şekilde sürece müdahale etmeli. Asla gaza gelmemeli. |